Ruhsal Travma

Travmatik yaşam olayları, sıklıkla gündemde olan konulardır. Doğal, insan kaynaklı ya da kaza gibi etkenler ile oraya çıkabilen bu ruhsal travmalar, kişilerde önemli sorunlara sebep olabilmektedir.

Yangın, deprem, sel gibi afetlerin, insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Aynı zamanda insan eliyle ya da kaza ile gerçekleşen travmatik yaşam olaylarının görülmesinin yüksek olduğu düşünüldüğünde kişiler üzerindeki olumsuz etkileri kaçınılmazdır.

Tüm yaşamımızı gözden geçirdiğimizde en az bir ruhsal travma olayına maruz kalma olasılığımız yüksektir.

Bu bölümde, ruhsal travmanın kişiler üzerindeki etkilerini detaylandırmak, kişilerde ortaya çıkabilecek psikiyatrik durumları tanımak ve ruhsal travma yaşayan bireylere yaklaşım konusunda sık rastlanabilecek sorular yanıtlanacaktır.

Öncelikle Travma Sonrası Stres Bozuluğu’nda hangi belirtiler görülür, bunları detaylıca öğrenin. Ardından yaşadığı travmatik olaya bağlı olarak kişide görülebilecek ilgi-istek kaybı, çökkünlük, hiçbir şeyden keyif alamama gibi depresif belirtilerin varlığını yakınınızda tarayın.

Yaşanılan travmatik olay sonrası kişilerde bu belirtilerin görülmesinin olağan olduğunu unutmayın. Nasıl ki bir yaranın iyileşmesi için kabuk bağlaması gerekir, travmanın iyileşmesi için de zaman gerekmektedir. Ancak bu süreçte kişiye nasıl yaklaşılmasını öğrenmek ve gerektiği durumlarda tedaviye yönlendirmek gereklidir.

Travmatik olayın hemen ardından TSSB belirtileri şiddetli düzeyde görülüyorsa, kişinin günlük işlerini ve diğerleri ile iletişimini belirgin düzeyde aksatıyorsa mutlaka yakınınızı tedaviye yönlendirin. Bir başka şekilde, travmatik olayın ardından uzun bir süre geçmesine rağmen, TSSB belirtileri halen devam ediyorsa, kişinin günlük yaşam düzenini aksatıyor ve kişiyi ruhsal olarak etkiliyorsa mutlaka tedavi görmesini sağlayın.

Tedaviye yönlendirilirken dikkat edilmesi gereken konular:

  • Kişiyi tedaviye yönlendirirken, güvenilir olmaya özen gösterin.
  • Bu süreçte iletişim becerilerinizi iyi kullanın. “Senin bu sorunların iyice arttı, bıktık artık böyle davranmandan, git tedavi ol” yerine “Senin için endişeleniyoruz. Sana nasıl destek oluruz bilmiyoruz. Bir uzmandan destek alalım mı?” gibi daha yapıcı ve işbirlikçi dil kullanın.
  • Bu tedavi sürecinde her zaman yanında olacağınıza vurgu yapın.
  • Gitmek istediği tedavi ekibini kendisinin seçmesine olanak sağlayın. Gideceği tedavi ekibi ile uyum sağlaması güven ilişkisi açısından çok önemlidir.
  • Tedaviye yönlendirirken ona zaman tanıyın. Yaşadığı olayı bir başkası ile paylaşmak zor olacaktır, onu anladığınızı ve ne zaman isterse gidebileceğini hissettirin.

Travmatik olay sırası ve sonrasında kişinin çevresindeki yakınlarının verdiği tepkiler çok önemlidir. Bu tepkiler ruhsal sorunların gelişiminde de etkilidir. Bu nedenle, yakınlarının destekleyici tutumu, kişinin güven duygusunun onarılmasını sağlar.

Travmatik yaşam olayına maruz kalan bir kişi rahat bırakılmak istediğini söyleyerek ona yardım etmek isteyenleri uzaklaştırmaya çalışsa da, bu süreçte yalnız kalmaması önemlidir. Onunla iletişimde olmak, sohbet etmeye çalışmak, destek olunduğunu hissettirmek kişinin kendi içine çekilmemesine neden olur, bu da iyileşme için önemli bir faktördür.

Kişinin yaşadığı olayı başkaları ile paylaşabilmesi dünyayı anlamlı hissetmesine olanak sağlayacaktır. Bu durumda toplumun verdiği destek de önemlidir.

Yaşanılan travmatik bir olaydan sonra, yakınınızın temel inançları sarsılabilir, güven duymakta güçlük çekebilir. Yanında olduğunuzu hissettirmek, güven duygusunu tekrar kazanmasına fayda sağlar.